HABERLER
DÜNYA DEVİ FİRMALARIN TERCİHİ PHARMACTIVE

Saya ve Pharmactive Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sancak: “Pharmactive, sermaye ötesi değerleriyle hastalara derman olmak, ülke ekonomisine katkı sağlamak için tutkuyla çalışmaya devam etmektedir.”

-Pharmactive’in geçmişini başarısının nedenlerini açıklayabilir misiniz?

2010 yılında 200 milyon dolarlık bir yatırımla kurulan 330 milyon kutu kapasiteli Türkiye’nin en büyük ilaç üretim tesislerinden birine sahip olan Pharmactive ilaç, farklı terapötik alanlarda inovatif yaklaşımla çok kısa sürede 129 formda 62 molekülü doktor, eczacı ve hastaların hizmetine sunmuştur.

Daha kuruluş aşmasında bu kadar yüksek bir kapasite ve bu kadar güçlü bir Ar-Ge kadrosu ile kurulmuş, sektörde başka bir firma yok. En başından itibaren sadece iç pazarlara yönelik hedefler değil aynı zamanda cirosunun %24’ini ihracattan planlayarak ihracat şampiyonu olma hedefi de Pharmactive’in başarısının ardında yatan özelliklerden sadece ikisi. Ayrıca Avrupa’nın en saygın otoritelerinden birisi olan BfArM tarafından verilen ve dünya çapında prestiji olan Avrupa Birliği GMP’sini kuruşunun henüz ikinci yılı gibi kısa bir sürede almış olması da, kaliteye vermiş olduğu önemli göstermesi açısından altı çizilecek bir husus. Pharmactive kuruluş yılı olarak çok genç bir firma olarak görünse de, Hedef Alliance döneminden getirilen bilgi ve birikim ile sektörde oldukça tecrübelidir. Pharmactive, sermaye ötesi değeriyle hastalara derman olmak, ülke ekonomisine katkı sağlamak için tutkuyla çalışmaya devam etmektedir.

-Türkiye’nin en büyük ve en modern üretim tesislerinden birine sahipsiniz. Tesisinizin benzer üretim yapan başka firmaların tesislerinden farkları nelerdir?

Müşteri odaklı yaklaşım ile en iyi hizmeti sunma anlayışındayız. Yüksek ve esnek bir kapasiteye sahibiz. Bu imkanlar, üretim yeri arayan firmaların ihtiyacının karşılanması adına fark yaratmaktadır. Bu sayede önemli bir çözüm ortağıyız. Nitekim son dönemde dünya devi çok uluslu ilaç firmalarının tercih ettiği önemli bir üretici olduk. Tesisimiz yeni bir tesis olmanın avantajlarının nimetlerinden faydalanmaktayız. Tesis dizaynımızda ise bu zamana kadar edinilmiş tecrübeler doğrultusunda ihtiyaca yönelik her unsur dikkate alındı. Yeni çağın en önemli gerekliliklerinden biri de verimliliktir. Bu ilkeyi benimseyerek yüksek kalite standartlarının korunduğu verimli üretim anlayışındayız. Geniş kullanım alanlarına sahip fabrikamızda, yeni nesil teknoloji ile tecrübeli bir ekibin birleştiği, yüksek standartlarda üretim yapmaktayız. Akıllı bina teknolojisi ile donatılmış olan tesisimiz 24 saat bilgisayar kontrollü sistemler ile yönetilmektedir.

-Hedefleriniz arasında yıllık üretiminizi 550 milyon kutunun üzerine çıkarmak olduğunu biliyoruz. Bunun için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Pharmactive’in halihazırda yıllık 330 milyon kutuluk bir üretim kapasitesi mevcuttur. İkinci etap tesislerin devreye girmesi ile bu kapasitemiz 550 milyon kutuya ulaşacaktır. Bu kapasite artırımına yönelik olarak, hem iç pazarda hem de dış pazarlarda kendi markalı ürünlerimizle büyümemiz paralelinde, üretim tesislerimizde teknoloji ve ekipman yatırımlarımız devam etmektedir. Ayrıca global firmaların ilaçlarını tesisimizde üretmek kapsamında yaptığımız anlaşmalar sonucunda, 2017 yılında fabrikamızda fason üretimin payı %50 oranında olacaktır. Üretim kapasitemizin artırımında göz önünde bulundurduğumuz bir diğer stratejik hamle de biyoteknoloji alanına yağacağımız yatırımları kapsamaktadır. Güney Kore’de ki ortağımız ile birlikte biyoreknolojide büyük yatırımlar yapmayı planlıyoruz.

-Pharmactive olarak Ar-Ge’ye yaklaşımınızı anlatır mısınız?

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan onaylı 9. İlaç Ar-Ge merkezi olan Ar-Ge bölümümüz, üretim kampüsümüzde dört kat üzerinde kuruludur. 3.200 metrekarelik ayrı binasında yürüttüğü ilan ürün geliştirme çalışmalarında, tüm dünya kabul gören FDA/EMEA/ICH kılavuzları esas alınmaktadır. Farmasötik teknoloji, farmasötik kimya ve proses geliştirme alanlarında inovatif yaklaşımlarla ürün geliştirmeyi hedefliyoruz. Ar-Ge merkezimizde katma değeri yüksek eşdeğer ilaçlar geliştirmek için her yıl yaklaşık ciromuzun%6’sını Ar-Ge faaliyetlerimizde ayırıyoruz.

-Türkiye’de ilaç üretiminin teşvik edilmesi amacıyla gündeme gelen “ilaç sektörünün yerelleşmesi” çalışmaları hakkında düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Türkiye ilaç endüstrisi, köklü geçmişi, üretim deneyimi, yüksek teknolojili altyapısı ve kaliteli insan gücü ile gelişmiş ülkelerle rekabet edebilecek potansiyele sahiptir. Öte yandan, ülkemizde uzun yıllardan beri ilacın fiyatının düşmesi söz konusu. Bu sayede, ilaç üreticilerimiz düşük maliyetlerle yüksek kalite standardına ulaşabilme yeteneği kazandı. Daha önce ülkemize ithal edilen ilaçların yerelleşme süreci sonucu ülkemizde üretilmesi hem dış ticaret açığını azaltarak ekonomimize hem de ila. Endüstrisine katkı sağlayacaktır. Ayrıca, hastalar nitelikli ve güvenilir ilaçlara daha hızlı ulaşabileceklerdir. Tüm bu sebeplerden dolayı Türkiye’nin jenerik ilaç üretim üssü olması gerektiğine inanıyorum. Pharmactive olarak 200 milyon dolarlık üretim tesisimizi kurarken, Türk ilaç endüstrisinin bu dinamiklerini hep göz önünde bulundurduk. Stratejimizi belirlerken, öncelikli amacımız kendi moleküllerimizi iç pazara vermek oldu. İç Pazar hedefimizi takriben, üretimde kazanmış olduğumuz maliyet avantajlarıyla ihracat yapmak bir diğer hedefimiz oldu. Ve tabi ki global orjinator ilaç firmalarının üretim ihtiyacını Türkiye’de karşılamak da böylesine devasa bir yatırımın üçüncü hedefi oldu. Pharmactive şu anda altı global firma ile, yerelleşme kapsamında ilaç üretimi yapmak üzere anlaşmış durumda.

-Bu global firmaların sizi tercih etmelerinin sebepleri nelerdir? Pharmactive’in farkı nedir?

Pharmactive henüz ilk yıllarında olmasına rağmen, dünya çapında söz sahibi, altı global firmanın denetimlerinden çok sıhhatli bir biçimde geçerek bu firmalara üretim anlaşması imzalamıştır. Bu, üretim tesisimiz yüksek kalite standartlarını erkenden yakaladığı anlamına gelir. Ayrıca, global firmalarca yapılan denetimleri çok başarılı bir şekilde geçtiğimiz sektörde bilinen bir durumdur. Bunun yanı sıra, yerelleşmek isteyen firmalar yüksek hizmet standartlarımızı, yapıcı ve çözüm ortağı odaklı yaklaşmamız nedeniyle Pharmactive’i tercih etmektedir. Yüksek üretim kapasitemiz de, hedefinde büyüme olan bu şirketlere bizimle birlikte büyüyebilecekleri hissini çok açık bir şekilde vermektedir.

-Pharmactive’in yakın ve uzak gelecek için planları nelerdir?

Yakın gelecek için değerlendirdiğimizde, Pharmactive’in hedefi Türkiye’de en büyük beş jenerik ilaç üretim firmasından birisi olmaktır. Orta vadede ise, 32 ülkede ilaçlarımızın satılmasını planlayarak ihracat şampiyonu olmayı hedefliyoruz. Son yıllarda geleneksel kimyaya dayanan ilaçlardan biyoteknolojik ilaçlara geçişte bir yükseliş söz konusu. Dolayısıyla uluslararası arenada rekabet avantajı kazanmak isteyen firmalar rotalarını biyoteknolojik yatırımlarına çevirmiş durumda. Pharmactive olarak biz de bu alana yatırım yapmaya başladık. Güney Koreli iş ortağımız tarafından dünya standartlarında geliştirilecek olan biyoteknoloji ürünlerin 34 ülkede münhasıran satış ve pazarlamasını yapacağız. Ayrıca, üretim tesisimizde master hücre bankasının oluşturulması aşamasında başlayarak tüm üretim süreçlerini kapsayarak tüm üretim süreçlerini kapsayarak teknoloji transferi gerçekleştireceğiz. Bu teknoloji transferi ile ülkemiz biyoteknoloji alanında büyük kavuşarak dünya standartlarında biyolojik ürün geliştirme, bu ürünlerin dünya çapında klinik deneylerini yapma ve ihracatını gerçekleştirme imkanına sahip olacaktır.

Bültene üye ol